• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 26 Ağustos 2026 12:21

ABD'nin borç hamlesi yatırımcıları kızdırdı

ABD'nin borç hamlesi yatırımcıları kızdırdı
ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli borç senetleri alımlarını artırma kararı, yatırımcılar ve ekonomistler tarafından sert eleştirilere neden oldu. Bu hamlenin, enflasyonla mücadele eden Fed'in politikalarıyla çeliştiği ve Hazine'nin güven

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in uzun vadeli ABD devlet borç senetleri alımlarını iki katına çıkarma kararı, Wall Street'teki yatırımcılar ve ekonomistler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Piyasa müdahalesi eleştirilere yol açtı

Yatırımcılar, 32 trilyon dolarlık tahvil piyasasını desteklemek amacıyla atılan bu adımın, uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin 19 yılın zirvesine ulaşmasıyla Hazine'nin güvenilirliğini zedeleyebileceğini ve enflasyonu dizginlemeye çalışan ABD Merkez Bankası'nın (Fed) çabalarına zarar verebileceğini savunuyor. Piyasa aktörleri, Hazine'nin bu müdahalesinin, enflasyonu yüzde 2 hedefine indirme gayretindeki Fed'in politikalarıyla çeliştiğini vurguluyor.

Uzmanlardan sert yorumlar

PGIM Credit Ortak Yatırım Sorumlusu Greg Peters, bu stratejiyi "kendi kendini sınırlayan ve başarısızlığa mahkûm bir yaklaşım" olarak nitelendirdi. Morgan Stanley Servet Yönetimi Yatırım Sorumlusu Lisa Shalett ise yükselen getirilerden duyulan rahatsızlık nedeniyle tahvil piyasasına müdahale etmenin öngörülemez olduğunu ve Washington'ın borç sürdürülebilirliği konusundaki endişelerini itiraf ettiğini belirtti. Hedge fon milyarderi Stanley Druckenmiller da Hazine'nin planını "bir hata" olarak tanımlayarak, bunun likidite yerine fiyat yönetimi olduğunu savundu. Evercore ISI Başkan Yardımcısı Krishna Guha ise Hazine'nin adımlarının, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın piyasa sinyallerine müdahale edilmemesi gerektiği yönündeki temel görüşüyle bağdaşmadığını ifade etti.

Stratejik ayrışma endişeleri

Bessent'in müdahalesi, Trump yönetiminin İran'daki savaşın maliyetlerini artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Enflasyonun yüzde 3,7 seviyesinde seyrettiği ABD'de, Fed'in faiz artışı tartışmaları sürerken, Hazine'nin borçlanma maliyetlerini düşürme hedefi ekonomiyi canlı tutmayı amaçlıyor. Bu durum, iki kurumun stratejik olarak ayrıştığını gösteriyor. Yaklaşan ara seçimler öncesinde düşük borçlanma maliyetleri talebi, Fed üzerinde de müdahale baskısı oluşabileceği endişelerini artırıyor. Harvard Üniversitesi Profesörü Jason Furman, Fed'in para politikasını borç yönetimini destekleyecek şekilde yürütmesinin "mali baskınlık" riski taşıyacağını belirtti.