Amerika Birleşik Devletleri, İran ile olan gerilim hattında tansiyonu yükseltecek bir adım atarak, küresel denizcilik sektörünü alarma geçirdi. Hürmüz Boğazı'nı kullanmak için İran'a herhangi bir ödeme yapan tüm gemi şirketlerinin ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği yönünde keskin bir uyarıda bulunuldu. Bu gelişme, uluslararası deniz taşımacılığında ciddi bir belirsizlik dalgası yaratırken, şirketleri acil strateji değişikliğine zorluyor.
İRAN'A AKAN HER DAMLA PARA, YAPTIRIM KANUNLARINI TETİKLİYOR
ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından yapılan resmi açıklamada, ödeme yönteminin ne olduğu gözetmeksizin; ister geleneksel para birimleri, ister dijital varlıklar, ister gayriresmi takaslar, hatta İran Kızılayı'na yapılan bağışlar dahi olsa, bu tür her türlü finansal işlemin yaptırım ihlali olarak kabul edileceği vurgulandı. Bu net tavır, İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı bir gelir kaynağına dönüştürme çabalarına karşı geliştirilmiş sert bir önlem olarak değerlendiriliyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI GEÇİŞİ İÇİN FATURA KABARACAK MI?
İran daha önce, 'düşman olarak nitelendirilmediği' ülkelerin gemilerine, boğaz geçişi karşılığında bir ücret talep edeceğini duyurmuştu. Yapılan bilgilendirmeye göre, İran gemilerdeki petrol varili başına 1 dolar talep ediyor. Bu da büyük tankerler için yaklaşık 2 milyon dolarlık bir maliyet anlamına geliyor. Konteyner ve kuru yük gemileri için belirlenecek tarifelerin ise henüz tam olarak netleşmediği belirtiliyor. Bugüne dek Fransız, Yunan, Çin, Türk ve Japon şirketlerine ait tankerlerin herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmadan boğazı geçebildiği biliniyor. Ancak bu şirketlerin ödeme miktarları hakkında sessiz kalmayı tercih etmeleri, olayın vahametini ve karmaşıklığını daha da artırıyor.








