EKONOMİ
Yayınlanma : 28 Nisan 2026 14:18

ABD'de perakende sektöründe dev dalga: 2030'a kadar 40 bin mağaza kapanabilir

ABD'de perakende sektöründe dev dalga: 2030'a kadar 40 bin mağaza kapanabilir
ABD'de perakende sektöründe e-ticaretin artışıyla birlikte 2030'a kadar 40 bin mağaza kapanması bekleniyor. Bu durum, iş gücü ve gayrimenkul sektörünü de etkileyecek.

UBS tüketici analisti Michael Lasser tarafından hazırlanan yeni bir rapor, ABD'deki perakende sektörünün geleceğine dair çarpıcı öngörülerde bulunuyor. E-ticaretin toplam perakende içindeki payının artmasıyla birlikte, 2030 yılına kadar yaklaşık 40 bin mağazanın kapanmasının beklendiği ifade ediliyor.

teknik yapı

E-TİCARETİN YÜKSELİŞİ

Mevcut durumda yüzde 22 seviyesinde olan e-ticaret penetrasyonunun yüzde 27’ye çıkacağı tahminleri, geleneksel perakende ekosistemini derinden etkileyecek. 2023 yılından itibaren 10 binden fazla mağazanın kapandığı ABD'de, dijital alışverişe olan yönelimin fiziksel ticaret alanlarını daraltmayı sürdürmesi, endişeleri artırıyor. Lasser’ın verilerine göre, on yıl içinde e-ticaretin pazar payı yüzde 27'yi geçecek. Bu durum, özellikle güçlü fiziksel varlıkları olan büyük perakende zincirleri ve yerel işletmeler için büyük bir baskı kaynağı oluşturuyor.

NÜFUS KÜÇÜLMESİ RİSKİ

Kapanması öngörülen 40 bin mağazanın büyük bir kısmının belirli kategorilerde yoğunlaşacağı düşünülüyor. Analistler, sadece dijitalleşmenin değil, aynı zamanda Elon Musk tarafından sıkça dile getirilen 'nüfus kışı' riskinin de altını çiziyor. Tüketim odaklı ekonomiyi zorlayabilecek bu faktörler, güçlü ve yeni bir tüketici segmentinin oluşmasını engelleyebilir. Sektördeki karamsar tabloya rağmen, uzmanlar fiziksel mağazaların perakende ekosistemindeki merkezi rolünü koruyacağını iddia ediyor. Büyük ölçekli perakendecilerin fiziksel büyümenin önemli bir kısmını üstlenmeye devam etmesi beklenirken, küçük esnaf olarak bilinen yerel perakendeciliğin yok oluş sürecinin hızlanacağı tahmin ediliyor. 2030 yılına kadar gerçekleşmesi öngörülen bu kitlesel kapanmaların, sadece perakende sektörüyle sınırlı kalmayıp iş gücü piyasası ve ticari gayrimenkul sektörü üzerinde de ciddi etkiler yaratacağı öngörülüyor.