1962 yılında başlayan bu büyük proje, yüzlerce ormancının sert iklim koşullarının hüküm sürdüğü bölgeye gönderilmesiyle hayata geçirildi. Bu süreçte yıllar sürecek olan dönüşümün temelleri atıldı. O dönem, düşük sıcaklıklar, kuvvetli rüzgarlar ve verimsiz topraklar nedeniyle ağaç yetiştirmek oldukça zor bir işti. Ancak bu zorluklara rağmen, onlarca yıl süren titiz çalışmalar sonunda orman örtüsü önemli ölçüde genişledi.

FARKLI YAKLAŞIMLARLA ORMANLAR YENİLENDİ
Sadece yeni fidan dikmekle kalmayan ekipler, yıllar boyunca kuruyan ağaçları yenileyerek, toprağı korumaya yönelik önlemler aldı. Bölgenin iklim koşullarına uygun türler seçerek, ormanın kalıcılığını sağlamaya çalıştılar. Bu çabalar sayesinde geçmişte kumların ilerlediği alanlar, zamanla yoğun bitki örtüsüyle kaplanmış oldu.

DOĞAL BİR BARIYER OLARAK ORMAN
Saihanba, çölleşme riski taşıyan bölgeler ile yoğun nüfuslu yerleşim alanları arasında stratejik bir konumda. Geçmişte kuzeyden gelen kum ve toz kütleleri rüzgarlarla birlikte geniş alanlara taşınıyordu. Ancak yıllar içinde büyüyen orman, bu hareketi yavaşlatan doğal bir bariyer görevi görmeye başladı. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın verilerine göre, bölge her yıl yaklaşık 137 milyon metreküp temiz su sağlıyor ve yüz binlerce ton oksijen üretimine katkıda bulunuyor. Ayrıca ormanın erozyonu azaltarak toprağın korunmasına da yardımcı olduğu kaydedilmektedir. Saihanba'daki bu dönüşüm, uluslararası kuruluşların da dikkatini çekti. 2017 yılında, bölgeyi yeniden yeşillendiren ekip, Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından







