DÜNYA
Yayınlanma : 15 Nisan 2026 16:41

6 bin yıllık mezarların sırrı çözüldü: Neolitik İskoçya'da ataerkil düzenin izleri bulundu

6 bin yıllık mezarların sırrı çözüldü: Neolitik İskoçya'da ataerkil düzenin izleri bulundu
İskoçya'da 6 bin yıllık Neolitik mezarlarda yapılan DNA analizleri, erkek soyuna verilen önemi ve ataerkil toplumsal yapıyı doğruladı. Kadınların ise deniz aşırı akrabalık ağlarını sürdürmede kilit rol oynadığı ortaya çıktı.

İskoçya'nın Neolitik dönemine ait 6 bin yıllık taş mezarlarda yapılan DNA analizleri, o dönemin aile yapısı ve toplumsal düzenine ışık tuttu. Antiquity dergisinde yayımlanan ve Live Science tarafından aktarılan bir çalışma, Caithness ve Orkney Adaları'ndaki beş farklı mezardan alınan 22 bireye ait DNA örneklerini inceledi. Bu bulgular, avcı-toplayıcılıktan yerleşik tarım toplumuna geçiş sürecindeki bu toplumun aile bağları ve sosyal yapılanması hakkında çarpıcı gerçekleri ortaya koydu.

teknik yapı

ERKEK SOYUNA VERİLEN ÖNEM ORTAYA ÇIKTI

Analizler, mezarlarda yan yana gömülen bireylerin genetik olarak birbirine oldukça yakın olduğunu ve tamamının erkek soyundan geldiğini gösterdi. Bu durum, baba-oğul, kardeş, amca-yeğen ve üvey kardeş gibi yakın akrabalık bağlarının mezarlarda sıklıkla görüldüğünü ortaya koydu. Özellikle Loch Calder'daki bir mezarda, bir baba, oğlu ve torununun birlikte gömülmüş olması, Neolitik İskoçya'da üç kuşağın bir arada defnedildiğine dair bilinen ilk kanıt olarak kayıtlara geçti. Cardiff Üniversitesi'nden arkeolog ve çalışmanın başyazarı Vicky Cummings, bu bulgunun, anıtları inşa eden insanların erkek soyuna özel bir önem verdiğini ve ataerkil bir soy hattının hakim olduğunu gösterdiğini belirtti.

KADINLAR DENİZ AŞIRI AKRABALIK AĞLARINI SÜRDÜRMÜŞ

Mezarlarda incelenen kadın iskeletlerinde ise erkeklerde görülen yakın genetik bağlara rastlanmadı. Anne-kız veya kız kardeş çiftlerinin bulunmaması dikkat çekerken, tespit edilen en yakın bağın beşinci dereceden kuzenler olduğu belirtildi. Buna karşın, Orkney Adaları'ndaki mezarlara gömülen iki kadının, anakaradaki mezarlarda bulunan erkeklerle genetik olarak akraba olduğu saptandı. Uzmanlar, bu durumun kadınların farklı yerleşim yerleri ve deniz aşırı bölgeler arasında sosyal ve genetik akrabalık ağlarını sürdürmede kritik bir rol oynadığını gösterdiğini ifade etti. Newcastle Üniversitesi'nden arkeolog Chris Fowler, antik DNA analizi sayesinde 6 bin yıl boyunca karışmış kalıntılar üzerinden aile ilişkilerinin yeniden kurulabilmesinin arkeoloji dünyası için büyük bir adım olduğunu vurguladı.