BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 16 Ağustos 2025 10:44

5G-6G ve Yapay Zeka: Afet Bölgelerinde Hızlı İletişim

5G-6G ve Yapay Zeka: Afet Bölgelerinde Hızlı İletişim
Yeditepe Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, 5G-6G ve yapay zekanın afet bölgelerinde iletişimi hızlandıracağı ve güvenilir kılacağı belirtildi. Prof. Dr. Oğuz Bayat, bu teknolojilerin arama-kurtarma çalışmalarında hayati önem taşıdığını vurguladı.

Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, 5G-6G'nin ultra güvenilir düşük gecikmeli iletişim (URLLC) özelliğinin, yapay zekayla desteklenmesi ve hassas konum tespitiyle birleştirilmesi durumunda afet bölgelerinde iletişimin çok daha hızlı ve güvenilir hale gelebileceğini vurguladı. Üniversiteden yapılan açıklamada, teknolojik çözümlerle desteklenen afet yönetiminin, kriz anlarında toplum direncini artırdığı belirtildi. 5G-6G tabanlı acil iletişim merkezleri sayesinde iletişim hatlarında yaşanabilecek çökme risklerinin en aza indirilebileceği ifade edildi.

sempati mobilya

TEKNOLOJİLERİN AFET YÖNETİMİNDEKİ ROLÜ

Japonya ve Güney Kore'de deprem ve tsunami risklerine karşı 5G-6G'nin düşük gecikmeli iletişim olanakları test ediliyor. Özellikle drone tabanlı arama-kurtarma sistemleri ve akıllı sensör ağları üzerinde çalışmalar yürütülüyor. 5G-6G destekli acil iletişim araçları geliştiren Çin ise deprem ve sel gibi durumlarda hızlı kurulum yapılabilen mobil baz istasyonları kullanıyor. ABD'deki Federal Acil Durum Yönetimi Ajansı (FEMA) ve bazı üniversiteler, yapay zekayla eğitilmiş sensörler ve robotları enkaz altındaki kişilerin yerini tespit etmek için deniyor. Avrupa'da ise “Horizon 2020” projeleri kapsamında yapay zeka ve robotik sistemler afet senaryolarında test ediliyor. Bilim insanları, 5G-6G ve yapay zeka teknolojilerinin afet anlarında hayat kurtarmadaki kritik rolüne dikkat çekiyor.

HIZ VE ETKİNLİK: HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Açıklamada görüşleri yer alan Prof. Dr. Oğuz Bayat, Türkiye'nin depremlerin sık yaşandığı bir coğrafyada yer aldığını hatırlatarak, afet sonrası “Altın Saatler” olarak bilinen ilk 72 saatin hayati önem taşıdığını belirtti. Arama-kurtarma çalışmalarında hız ve etkinliğin, kurtarılan hayat sayısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Bayat, afet anlarında kablosuz iletişim altyapısının, trafik yoğunluğu ve baz istasyonlarının kapasite sınırları nedeniyle yetersiz kalabildiğini aktardı. Bayat, bu alanda önemli teknolojik gelişmeler yaşandığını vurgulayarak, 5G-6G'nin URLLC özelliğinin, yapay zekayla desteklendiğinde ve hassas konum tespitiyle birleştirildiğinde, afet bölgelerinde iletişimin çok daha hızlı ve güvenilir bir şekilde sağlanabileceğini, yeni teknolojiler sayesinde operatörlerin ağ alan trafik kapasitesini 4G teknolojilerine kıyasla 100 kata kadar artırabileceğini söyledi. Ağ planlamasında kullanılabilecek ağ dilimleme (network slicing), yapay zeka destekli dinamik trafik çizelgeleme ve akıllı anten teknolojilerinin, afet bölgesine özel ihtiyaçlara dinamik şekilde yanıt verebilecek ağlar oluşturabileceğini, “Dikey uygulama” olarak adlandırılan yapay zeka ağ araçlarıyla değişken durumlara otonom olarak müdahale edilip ağ kalitesinin artırılabileceğini, 1-10 milisaniye seviyelerinde gecikme süreleri sayesinde, drone ve robotların büyük hücre ağları üzerinden grup halinde yönetilebileceğini, böylece arama-kurtarma operasyonlarında bu araçların çok daha etkin kullanılabileceğini ve enkaz altındaki kişilerin tespitinin anlık olarak sağlanabileceğini kaydetti. Akıllı şehir uygulamaları sayesinde altyapıların otomatik olarak yeniden yönlendirilebileceğini, yapay zeka tabanlı simülasyonlarla risklerin önceden öngörülebileceğini ve müdahale planlarının daha etkin hazırlanabileceğini de sözlerine ekledi.