4 bin yıllık taşlar konuştu: Mezarlardan 'mesai cetvelleri' çıktı

Gürcistan'daki Zurtaketi tepelerinde bulunan 4.000 yıllık mezar taşlarında, işçilerin çalıştığı süreyi kaydeden 'tarih öncesi mesai cetvelleri' bulundu. Keşif, Tunç Çağı'nda gelişmiş bir iş bölümü ve kayıt sisteminin varlığını kanıtlıyor.
Güney Kafkasya'nın sarp dağlarında, tam 4.000 yıl önce yaşamış kadim bir topluluk, ardında sadece ölülerini değil, insanlık tarihinin en şaşırtıcı kayıt sistemlerinden birini bıraktı. Günümüz Gürcistan topraklarındaki Zurtaketi tepelerinde yer alan tarih öncesi 'kurgan' mezar höyüklerinde yapılan yeni bir araştırma, o dönemin insanlarının düşündüğümüzden çok daha organize bir iş gücü ve kayıt tutma becerisine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
TAŞ DEVİR YAZIYOR: KAFKASYA'DAN TARİH ÖNCESİ MESAYİ DEFTERİ
Arkeologları hayrete düşüren, mezar taşlarında sadece kutsal sembollerin değil, işçilerin hangi gün ne kadar çalıştığını gösteren dünyanın ilk 'tarih öncesi mesai cetvellerinin' bulunması oldu. Adeta dağların zirvesinde saklanan 4 bin yıllık sırların perdesi aralanıyor. Adorantendergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, 40 yıl önce yapılan ancak zamanla unutulan devasa bir kazı arşivini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Bölgedeki görkemli mezar höyüklerinin (kurganların) odaları ve geçitlerinde yapı malzemesi olarak kullanılan tam 265 adet işlemeli taş levha tespit edilmişti. Bu değerli buluntular, ilk olarak 1959-1964 yılları arasında arkeolog Otar Japaridze tarafından gün yüzüne çıkarılmıştı. Ancak geçen yıllar içinde bu çalışmanın büyük bir kısmı kaybolmuştu. Araştırmacı Levan Losaberidze, adeta bir dedektif titizliğiyle, geride kalan sadece 32 fotoğraf ve çizim üzerinden bu muazzam kültürün şifrelerini çözmeyi başardı.
SANAT VE PRATİK BİR ARADA: KÜLTÜREL MİRASIN İPUÇLARI
Milattan Önce 2000 ile 1700 yılları arasında bölgede hüküm süren ve özellikle değerli metaller ile bronz işlemeciliğindeki ustalığıyla bilinen Trialeti kültürü, mezar anıtlarını inşa ederken sanatı ve pratik hayatı ustaca harmanlamış. Taşların üzerindeki çizimler iki farklı dünyayı gözler önüne seriyor: Bir yanda zikzaklar, ağ desenleri, spiraller, üçgenler gibi karmaşık geometrik motifler ve bölgedeki kutsal ritüelleri simgeleyen geyik ile sığır figürleri yer alıyor. Hatta topluluğun yaşam biçimini gösteren şematik kulübe çizimleri de dikkat çekiyor. Diğer yanda ise arkeologları en çok heyecanlandıran, taşların kenarlarına kazınmış soyut 'çetele' işaretleri. Araştırmacılara göre bu çizgiler, devasa anıt mezarların yapımında çalışan farklı ailelerin, inşaat sürecinde ne kadar zaman harcadıklarını kaydetmek için kullandıkları ilkel birer mesai takip kartıydı. Bu keşif, Güney Kafkasya'daki megalitik sanatın sadece dini bir amaca hizmet etmediğini, aynı zamanda toplumsal iş bölümünü ve emeği kayıt altına alan gelişmiş bir idari hafızanın ürünü olduğunu kanıtlıyor. Zurtaketi kurganlarındaki bu devasa taş kütüphane, bölgede benzeri görülmemiş bir yoğunluğa sahip.
GELECEĞİN KAZILARI, GEÇMİŞİN SIRLARINI ARALIYOR
Bu taşlardaki sembolik dil, coğrafi ve zamansal sınırları aşarak tam 1.500 yıl boyunca Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'daki megalitik sanatı birbirine bağlayan ortak bir kültür ağının parçası. Losaberidze'nin çalışmasını tamamen eski fotoğraflar ve eskizler üzerinden yürütmek zorunda kalması, modern laboratuvarlarda yapılacak yeni karbon testleri ve kazılara olan ihtiyacı vurguluyor. Yine de bu haliyle bile Zurtaketi taşları, insanlığın organize olma, mimari üretme ve zamanı yönetme becerisinin Tunç Çağı'nda ne kadar ileri gittiğini gözler önüne seriyor. Gelecekteki kazılar, Kafkasya'nın dağlarında saklanan bu gizemli 'kayıt tutma' geleneğinin çok daha çarpıcı yönlerini aydınlatabilir.
- 13:55Başkan Yıldırım'dan Enginyurt'a sert tepki: Hakaret kabul edilemez
- 13:45Bilecik'in ışıkları reklam panosuna döndü, sürücüler isyanda!
- 13:36Kütahya'da çocukların güvenliği için önemli adımlar atıldı
- 13:27Uşak'ta can dostlar unutulmadı: Başkan Vekili Özkan'dan barınağa ziyaret
- 13:17Aydın'daki tarihi mescit yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya





