Arkeologlar, Vrelo–Šarkamen'deki bir Roma yerleşkesinde, yaklaşık 1700 yıllık bir sarayın güneybatı kulesinin altında dairesel biçimde inşa edilmiş sıra dışı bir hamam yapısı keşfetti. Bu mimari düzenlemenin Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde bilinen doğrudan bir benzerinin bulunmadığı belirtiliyor.

Roma'nın Tetrarşi dönemine ait yerleşim
MS 4. yüzyılın başlarında, Roma İmparatorluğu'nun Tetrarşi döneminin yöneticilerinden Maximinus Daia ile ilişkilendirildiği düşünülen bu yerleşkenin, surlar ve büyük kulelerle çevrili bir imparatorluk merkezi olduğu anlaşılıyor. Yapılan yeni kazılar, kulenin şekline uygun olarak dairesel tasarlanan hamamın üzerinin kubbeyle kapatıldığını ve bu kubbede altı pencere bulunduğunu ortaya çıkardı.
Hipokaust sistemiyle yerden ısıtma
Hamam içerisinde üç ayrı yıkanma alanı, bir buhar odası ve suyun ısıtılmasını sağlayan teknik bölümler tespit edildi. Yapının planlanmasında saray sakinleri ile hamamı çalıştıran görevlilerin kullandığı bölümlerin ayrı tutulduğu görüldü; çalışanların teknik alanlara ayrı bir girişten ulaştığı belirlendi. En dikkat çekici bulgulardan biri ise Romalıların hipokaust adını verdiği yerden ısıtma sisteminin izlerinin günümüze ulaşması. Bu sistemde, ocakta üretilen sıcak hava zeminin altındaki boşluklarda dolaştırılarak hamamın ısıtılması sağlanıyordu. Ayrıca, suyun ısıtılmasında kullanılan bakır kazanın yerleştirildiği bölüm de tespit edildi ve kaidesi korunduğu için sistemin işleyişi hakkında bilgi verdi. Arkeologlar, sarayın içinden kulenin alt seviyesindeki hamama nasıl ulaşıldığını çözmeye çalışırken, kazıların devam etmesiyle bu sıra dışı yapının işleyişine dair yeni ayrıntıların gün yüzüne çıkması bekleniyor. Vrelo–Šarkamen daha önce de yaklaşık 30 yıl önce imparatorluk mozolesinde bulunan değerli altın takılarla gündeme gelmişti.







