Şeyh Ali Sezai Efendi'nin mezar taşı hikayesi aydınlandı

  • 4 / 1 Şeyh Ali Sezai Efendi'nin mezar taşı hikayesi aydınlandı 0

    Tarihçi-yazar Mehmet Işık, eski Türkçe harflerle hazırlanan bir mezar taşıyla gündeme gelen Şeyh Ali Sezai Efendi'nin hikayesinin sanıldığı gibi harf inkılabına karşı çıkmasıyla değil, belediyenin mezarlık çalışmaları sırasındaki anlaşmazlıklarla ilgili olduğunu belirtti.

  • 4 / 2 Şeyh Ali Sezai Efendi'nin mezar taşı hikayesi aydınlandı 1

    1867'de Kahramanmaraş'ta doğan Şeyh Ali Sezai Kurtaran, Milli Mücadele döneminde önemli bir rol üstlendi. 11 Haziran 1937'de vefat eden Kurtaran, işgal yıllarında halkın birlik ve beraberliğinde etkili oldu. Milli Mücadele sonrasında da devlet ve milletle olan ilişkisini sürdüren Kurtaran'ın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile yakın bir hukuku olduğu arşiv belgeleriyle de destekleniyor. Tarihçi Işık, Atatürk'ün Antep üzerinden yaptığı Anadolu gezisi sırasında Narlı'ya geldiğinde kendisini karşılayan ve sohbet eden kişiler arasında Şeyh Ali Sezai Efendi'nin de bulunduğunu ifade etti.

  • 4 / 3 Şeyh Ali Sezai Efendi'nin mezar taşı hikayesi aydınlandı 2

    Mehmet Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi'nin eski Türkçe harflerle yaptırdığı mezar taşı üzerinden harf inkılabına karşı çıktığı ve bu nedenle cezaevine gönderildiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını vurguladı. Işık'a göre mezar taşının Osmanlı Türkçesiyle olması, taşın daha önce hazırlanmış olmasının bir sonucudur. Olayın asıl kaynağının, 1930'lu yıllarda Maraş Belediyesi'nin mezarlık düzenlemesi çalışmaları sırasında mezarların sökülmesine ve mezar taşlarının kaldırılmasına karşı çıkan Şeyh Ali Sezai Efendi'nin muhalefeti olduğunu belirtti. Bu durumun, yerel yönetimdeki bazı kişiler tarafından Ankara'ya şikayet edilerek Şeyh Ali Sezai Efendi'nin devlet karşıtıymış gibi gösterilmesine yol açtığı ancak müfettiş raporları sayesinde davanın düştüğü ve hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı kaydedildi.

  • 4 / 4 Şeyh Ali Sezai Efendi'nin mezar taşı hikayesi aydınlandı 3

    Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi'nin 1933 yılında Osmanlıca yazdığı mektupların ve Mustafa Kemal Paşa'nın da eski yazıyla gönderdiği mektupların varlığına dikkat çekti. Bu durumun, Şeyh Ali Sezai Efendi'nin eski yazıyı kullanması nedeniyle herhangi bir yaptırıma uğramadığına kanıt olarak gösterildi. Mahkemeye çağrılma olayı yaşansa da davanın düşmesiyle birlikte bu süreç sona ermiş, cezaevine atılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı belirtildi. Yerel idare içerisindeki bir hizipten kaynaklanan bu meselenin, belediye içerisindeki çekişmelerin bir yansıması olduğu anlaşıldı.