Fevzi Çondur: Aydın tarımı kuraklık tehdidi altında, iklime uyumlu tarım şart
- 6 / 1
Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, "Büyük Menderes Havzasında Su Kaynakları ve Yönetimi, Büyük Menderes Havzasında Tarımsal Üretim ve Ürün Güvenliği" çalıştayı kapsamında yaptığı sunumda, iklim değişikliğinin Aydın tarımına etkilerine dikkat çekti ve iklime uyumlu tarım stratejilerinin önemini vurguladı.
- 6 / 2
Ankara Üniversitesi Didim ÖRSEM tesislerinde gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Çondur, Aydın'ın Türkiye tarım ekonomisi için stratejik bir merkez olduğunu belirtti. İncir, kestane, buğday, arpa, çilek, zeytin, pamuk, mısır ve enginar gibi birçok üründe Türkiye'nin ilk sıralarında yer aldığını hatırlatan Çondur, ancak bu bereketin iklim değişikliği ve kuraklık tehdidi altında olduğunu ifade etti. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli raporlarına göre Türkiye'de ortalama sıcaklıkların artacağı, yağışların azalacağı ve su kaynaklarının ciddi oranda düşeceği öngörüsüne dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Aydın'ın bulunduğu bölgede yağışlarda önemli bir azalma yaşandığını ve il genelinde orta ve şiddetli kuraklık görüldüğünü belirtti. Büyük Menderes Nehri'nin kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve barajlardaki doluluk oranlarının alarm seviyesine indiğini sözlerine ekledi.
- 6 / 3
Çondur, iklim değişikliğinin sadece kuraklıkla sınırlı kalmadığını, yerinde ve zamanında olmayan yağışlar, sel, dolu ve zirai don gibi olayların da tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi. Sulama suyunun azalmasının pamuk, mısır, narenciye gibi suya bağımlı ürünlerde verim kaybına yol açtığını, pamukta lif kalitesinin düştüğünü, narenciyede kabuk yanıklarının arttığını belirtti. Yüksek sıcaklık ve düzensiz yağışların incirde aflatoksin riskini artırdığını, zeytinde ise yağ oranının düştüğünü ve rekoltenin azaldığını söyledi. Su yetersizliğinin toprakta tuzluluk ve erozyonu artırdığını, bunun da verim kaybı ve maliyet artışına neden olduğunu vurguladı. Çözüm olarak, tarla içi sulama sistemlerinde yağmurlama veya damla sulama yöntemlerine geçişin, vahşi sulamanın önlenmesi için çiftçiye eğitim ve destek sağlanmasının, baraj ve göletlerde su hasadı ile depolama kapasitesinin artırılmasının, sulama kooperatiflerinde dijital ölçüm ve denetim sistemlerinin kurulmasının gerekliliğini sıraladı. Ayrıca, suya daha az ihtiyaç duyan alternatif ürünlere yönelmenin, bölgesel iklim risklerine uygun ürün deseni planlamanın, toprağın su tutma kapasitesini güçlendirmenin, erozyon kontrolü ve arazi ıslahı projelerini yaygınlaştırmanın önemine değindi. Zirai don, sel ve aşırı yağışlara karşı erken uyarı sistemlerinin etkinleştirilmesi, TARSİM kapsamının genişletilmesi ve çiftçilerin risk yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
- 6 / 4
- 6 / 5
- 6 / 6
- 13:32İzmir'de 'Orman benim' etkinliği: Orman yangınlarının yüzde 95'i insan kaynaklı
- 13:22Lahmacun fiyatıyla Bodrum'u yargılamak haksızlık!
- 13:12Çilek festivali, bir milyondan fazla misafiri ağırladı
- 13:02Üniversite kampüsünde özel ihtiyaçlı gençler için unutulmaz bir mezuniyet coşkusu yaşandı
- 12:51Bodrum'da marketlere sıkı denetim: Sağlıklı gıda için kontroller sürüyor










