28 Şubat Mağdurları: Başörtülü öğretmenlerin 29 yıllık dramı gözyaşlarıyla anlatıldı
- 12 / 1
28 Şubat postmodern darbe sürecinde başörtülü oldukları için görevlerinden istifa etmek zorunda bırakılan veya uzaklaştırılan kadın öğretmenler, yaşadıkları acı dolu günleri yıllar sonra gözyaşları içinde anlattılar. Bursa'nın İnegöl ilçesinden Sakine Zengin ve Vahide Coşkun, İhlas Haber Ajansı'na verdikleri röportajda, o karanlık günlerde maruz kaldıkları baskıları ve yaşadıkları zorlukları paylaştılar.
- 12 / 2
Sınıf öğretmeni Sakine Zengin, 1991 yılında başladığı meslek hayatında 28 Şubat sürecinin kendisini derinden etkilediğini belirtti. Görevini severek ve özveriyle yaptığını ancak 28 Şubat 1997'den sonra korku dolu günler yaşadığını anlatan Zengin, öğrencilerine ders anlatırken dahi dışarıda tedirgin bir bekleyiş içinde olduklarını ifade etti. Sürecin hızla geliştiğini ve müfettişlerin sık sık okullarına gelerek kınama, görevden uzaklaştırma ve aylıktan kesme gibi cezalar verdiğini dile getirdi. 1999 yılında Domaniç'e tayin olan Zengin, okul müdürünün başörtüsü nedeniyle kendisine sınıf tahsis edemediğini ve 6-7 ay boyunca öğretmenler odasında beklemek zorunda kaldığını söyledi. 2000 yılının haziran ayında ise, hayatının en zor anlarından birini yaşadığını belirterek, görevden uzaklaştırma kararını tebliğ aldığını ve okul hayatının bittiğini ifade etti. Başörtüsü taktığı için görevden atıldığının yazmadığını ancak devlet düzenini bozmaktan ve teröristler gibi muamele gördüğünü hissettiğini dile getiren Zengin, 11 yıl boyunca öğrencileri ve ailesinden ayrı kaldığını, 2010 yılında göreve iade edildiğini ve o günleri tekrar yaşatmayan Rabb'ine şükrettiğini belirtti.
- 12 / 3
Fen Bilimleri öğretmeni Vahide Coşkun ise, 1999 yılında İstanbul'da ilk atamasının yapıldığını ancak okuluna gittiğinde büyük bir şok yaşadığını anlattı. Tanışma ve ders programı hazırlıklarının ardından sınıfına gireceği sırada okul idarecileri tarafından kapıda karşılandığını ve bu şekilde sınıfa giremeyeceğinin söylendiğini belirtti. Öğrencileriyle göz göze gelmesine rağmen sınıfa giremediğini, birkaç gün öğretmenler odasında bekledikten sonra okulun bahçe kapısından bile sokulmadığını ifade eden Coşkun, okula alınmadığı için istifa etmiş sayıldığını ve zorunlu bir istifa dilekçesi yazdırıldığını söyledi. Başını açması yönünde kendisine baskı yapıldığını ve çocukların boşta kalacağı yönünde duygu sömürüsü yapıldığını ancak kendi inançlarına ters düşmemek adına bunu kabul etmediğini dile getiren Coşkun, 14 yıl sonra tekrar göreve dönebildiğini ancak geç gelen bu nimetin buruk bir sevinçle karşılandığını anlattı. O dönemde yaşadığı heyecanı ve sevinci bedeninin yaşlanması nedeniyle tam olarak yaşayamadığını ifade eden Coşkun, devletin kendilerine sunduğu bu imkanlar için minnettar olduğunu ve kimsenin hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmadığı bir ortamda yaşanmasını dilediğini belirtti.
- 12 / 4
- 12 / 5
- 12 / 6
- 12 / 7
- 12 / 8
- 12 / 9
- 12 / 10
- 12 / 11
- 12 / 12
- 04:11Barış Atay, sahnelere geri döndü: Ecem Özkaya ile yemek yedi
- 04:01Barselona'da şaşırtan dönüşüm: Yıkılacak binalar, araçsız yeni mahalle!
- 03:51Serenay Sarıkaya, babası Mustafa Sarıkaya'yı sosyal medyada paylaştı
- 03:41ABD Kongresi'nde taciz iddiaları ortalığı karıştırdı: İki isim görevden ayrıldı
- 03:31Kredi kartı ile borç kapatma yöntemi: Uzmanlardan uyarılar










