KÜLTÜR-SANAT Haber Girişi : 22 Ocak 2021 22:00

Yaşanmamış yılların yaşanmış öyküsü: HASAN şimdi tüm kitapçılarda!

Ülkenin 40 yıllık karanlığının perde arkası ve bu karanlıkta bir 'sade yurttaş'ın devrimciye dönüşmesi... 'Hasan'ın ilk cildi, şimdi tüm kitapçılarda.

Daha önce kaleme aldığı ve dönemin politik atmosferine ışık tutan "Kırk Katır mı Kırk Satır mı?" ve "Kırmızı Alarm" isimli çalışmalarıyla okurlarına ulaşan Gazeteci Yazar Ali Avcu, bu kez yine bir 'dönem' kitabıyla ama farklı bir formatta okurlarının karşısına çıkıyor.

Avcu'nun yeni çalışması "Hasan - Yaşanmamış yılların yaşanmış öyküsü" bir roman. Romanına 12 Eylül 1980'in işçi sınıfına vurduğu darbeyi, buna paralel olarak da korkak sermaye sınıfının gerçek yüzünü ilk kez cesur olarak gösterişini anlatarak başlayan Avcu, karakteri Hasan üzerinden 12 Eylül'ün açtığı yolla bugünlere ışık tutuyor.

İlk cildi geçtiğimiz günlerde Toplumsal Kitap etiketiyle raflarda yerini alan 'Hasan' isimli roman, ülkenin 40 yıllık karanlığının perde arkasını bir 'sade yurttaş'ın bir devrimciye dönüşmesi üzerinden yakalıyor.

Okurlar, romana kitabevlerinden ve internet kitapçılarından ulaşabilirler...

Kitabın tanıtım yazısı ise şöyle:

Hayatta bazı şartlar, durumlar vardır; siz istemeden ya da farkında olmadan içine çekilirsiniz. Sonra bir de bakmışsınız, dün oturduğunuz koltukta kurduğunuz en uç hayal bile, bugün içinde bulunduğunuz durumun yanına yaklaşmıyor. Türkiye böylesi halleri oldukça imkanlı kılan bir ülke. Hep öyle oldu. Örneğin 12 Eylül 1980'de bu topraklar üzerinde yaşayan 45 milyon insandan var mıdır acaba karanlıktan nasibini almadığını söyleyen? 

Yok yok, bu yanlış oldu. Karanlıktan nasibini elbette alanlar var ama bir de karanlıktan nemalananlar var... 80'nin daha da şenlendirdiği mutlu azınlık. O güne kadar işçinin demir yumruğu karşısında titreyen, 12 Eylül sabahı radyoyu açtığında ise sevinç naraları atan mutlu azınlık. Bu azınlık, başta sözü edilenler kadar 'uç' bir örnek değil ama. Karanlıktan nasibini alanlar kadar yani. Bir günde hayatı değişen; sevdikleri, sokakları, meydanları, okulları, ekmekleri ve hatta özgürlükleri elinden alınan milyonlar. Bizim Hasan da o insan denizinde bir damla işte. Sürüklenen evet ama sürüklendiği her yerde de kendini yeniden var eden, en azından var olmak için mücadele eden bir damla.