KORKAKLAR KAYBETMEYE MAHKUMDUR

  • mesa

       KORKAKLAR KAYBETMEYE MAHKUMDUR

Bazı anlar vardır ölüm gibidir, bağırmak istersin sesin çıkmaz ama içten içe bağırmaktan sesin kısılmıştır. Böyledir işte bazı anlar tarifsizdir, dilsizdir. Başta her şeyi hissedersin olabilecek tüm kötü senaryoları düşünürsün ve o tüm onlar gerçek olur. Ben hep derdim ki kötü düşününce gerçek olur. Ama bu kötü düşünce değil his. Öyle güçlü bir his ki korkar ve inkar edersin kabullenmek istemezsin. Hissetmek bile canını acıtmış zaten hislerinin gerçek olması durumuyla başa çıkmak için kendini motive edersin “ben bununla başa çıkarım” diye kendine telkinlerde bulunursun. Ne kadar işe yarar tam bir soru işareti.

Hep mutlu sonlara inandırıldık çünkü küçükken bize anlatılan masallar bile mutlu sonla biterdi. Saf çocuk kalbimizle buna inandık, büyüdük ama yine mutlu sonlara inanmayı seçtik. Mutsuz olmaktan korktuk. Biliyor musunuz korku duyulan her şey bizi esir eder. Kaybetme korkusu, yalnız kalma korkusu, başarısız olma korkusu ve sizin hikayenize göre var olan bir sürü korku. Her hastalığın başı strestir derler ya bence her hastalığın başı korkudur. Çünkü korku strese neden olur. Aynı zamanda üstesinden gelinebilecek duygu korku duygusudur. Korkularının üstesine giderek bunu yenebilirsin. O çok korktuğun şey her neyse onun  üstüne gidip ve o korkunun seni öldürmediğini gördüğün zaman “boşuna korkmuşum bu zamana kadar” diyeceksin. Korkular insanı esir eder. Korktuğunuz ne varsa özgür bırakın. Korkuları yenmek cesaret ister, cesaret sizi güçlü yapar. Yüreği olmayan biriyle bir yola çıktıysanız bu yol bir iş ortaklığı yada evlilik yolu içinizde hep bir kaybetme korkusu olur. Kaybetme korkusu yaşamak yerine o yüreği olmayan kişiyi hayatınızdan çıkarın. Davul bile dengi dengine demiş atalarımız bazı atasözlerimiz gerçekten bir pusula gibi. Siz güçlü, her şeye göğüs geren, asla pes etmeyen biriyseniz size de biri lazım. Korkak, pısırık en ufak engele takılıp düşen insanlar sadece yürüdüğünüz yolu uzatır uzatmakla kalmaz yolunuza bir sürü engel koyar. Benim biriken çok korkum vardı, onları serbest bırakıp özgürlüğe kavuşmak çok zamanımı aldı ama başardım. Ben korkularımdan daha güçlüydüm. Mutsuz sonlardan korkmayın, hayatım alt üst oldu da demeyin. Bir yerde okumuştum diyordu ki; “nerden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olacağını” bu cümle hayat felsefem oldu. Ne kadar kötü şeyler yaşarsam yaşayım tam hayatım alt üst oldu dediğim an bu cümle aklıma geliyor.

Bir yolda yürürken, beraber yürüdüğünüz kişiye dikkat edin. Siz cesur o korkaksa o yol hiçbir çıkışa varamaz. Ve çıkmaz sokak diye bir tabelada yoktur size bilgi veren. Çıkmaz yolun çıkmaz olduğunu yaşayarak öğrenirsiniz. Korkak insanlar hep başkasına bağımlı yaşar başkasının karalarına göre hareket eder. Kendi kararlarını asla kendileri veremez. Beyinlerini, iradelerini başkasının eline vermişlerdir. Öyle ki bir şeyi çok istese bile bir başkası hayır, olmaz dediği içi ondan vazgeçer. Şimdi bu insana özgür iradeli bir insan diyebilir miyiz? Tabi ki hayır.

Sonuç olarak korkaklar kaybetmeye mahkumdur. Sevdiği insanı kaybetmeye, sevdiği şeylerden vazgeçmeye mahkumdur. Başkalarının piyonu olmaya mahkumdur.

 KORKAKLAR BU HAYATTA HİÇ BİR ZAMAN KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPAMAYIP BAŞKALARININ DEDİĞİNİ YAPMAYA MAHMUMDUR..!

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.