Bodrum’u deprem değil, yapı denetim firmaları vuracak!!!

  • Nevavprestij

Ülkemizin bir deprem kuşağında olduğu ve son yaşanan depremlerin çok geniş bir coğrafyada nasıl etkili olduğuna şehitlik ettik.

 

 

41 bin insanımızı kaybetmenin açısını yüreğimizde his ederken umarım derslerimizi de almışızdır.

 

Konu insan olunca biraz daha hassas olmamız kanaatindeyim..

 

Fakat rant hırsı bu güzel yanımızı körleştirme benziyor..

 

Bir hafta  yas tutar, yardıma koşar, yardımda bulunur diğer bir hafta yeni ölümlere zemin hazırlamak için  kaldığımız yerden devam ederiz işimize.

 

 

'İŞİMİZİN BAŞINDAYIZ' mesajı paylaşımı yapılırken kişilerden, kurumsal yapılara kadar gerçekten işimizin başında olduğumuza inanıyor musunuz?  

 

 

Biz 'İŞİMİZİN BAŞINDA' olsaydık beton kolonlar kesilmezdi, kiriş ile kolon düzgün atılırdı, beton içinde taş çakıl olmazdı, malzemeden çalınmazdı, yapı denetim firmaları para karşılığı imza atmazdı veya yasal olmayan bir şantiyeyi yasallaştıramazdı…

 

 

Eğer 'İŞİMİZİN BAŞINDAYSAK'  bulunduğumuz bölgelerde beli dersler çıkarmalıyız…

 

Mesela  41 bin insanımızın ölümünden sorumluluğu olan kurumlardan birisi de yapı denetim şirketleridir.  Bodrum’da faaliyet gösteren yapı denetim firmaları gerçekten işlerinin başındalar mı? 

 

Biraz bu meseleye eğilmek lazım…

 

Yapı denetiminin, Anayasa’nın 128. maddesine göre memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi gerekmekte iken 4708 sayılı Yasa ile devlet, bu asli ve sürekli hizmetini özelleştirme konusu yapmıştı.

 

Mesleki açıdan ise, her ne kadar yapı denetim kuruluşlarının ortakları mühendis ve mimar olmakla birlikte istihdam ettikleri mühendis ve mimarlar ile aralarındaki ilişki, sağlıklı bir zemine oturtulmamıştı.

 

 

Yapı Denetim Firmalarının birçoğu bu bedellerin karşılığı olan hizmeti vermek yerine, sadece imza karşılığı ücret ödenen mimar ve mühendislerle iş yapmayı seçtiler. Özelikle Bodrum'da bu tür şirketlerin sayısı arttı!!

 

Yapı denetim şirketleri belediyedeki onay işlemlerinin prosedürlerini takip eden kuruluşlara dönüştüler.

 

Bu kadar büyük sorumluluk taşımalarına karşın, projeleri kontrol etme yetkinliğe sahip olmayan veya müteahhit firmalara sorun çıkarmayacak elemanları tercih etmeye başladılar.

 

Bir çok inşaat firmasının kendi yapı denetim şirketini kurduğunu da not etmek gerekir. Bodrum'da yapı denetim şirketleri kendi sorumluluk alanlarını bırakıp iş takipçiliği yapmaktadırlar. Hukuksuz izinsiz yapıları meşrulaştırma çabasındalar..

 

 

Son cümleye ilişkin yapı denetim firmaların sahte belge düzenlediğin ortaya koyan bir mahkeme kararı ve gelişmesini de paylaşmak istedim ..

 

 

Bodrum Gündoğan Mahallesi’nde bulunan ve yargıya taşınan devre mülke ilişkin  Yapı müteahhit firması Ka-ne İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Limited Şirketi 2016 yılında çıkartılan 6306 sayılı Afet Yasasını fırsat bilerek sitenin riskli ilan edilmesi için başvuruda bulundu. Yeni Prizma adlı bir firması aracılığıyla kısmı ve gerçeğe aykırı zemin etüttü yaptıran Ka- ne firması ayrıca kendisinin iki kat olarak inşa ettiği evleri 4 kat gösterdi.  Firma böylece sahte rapor ve bilgilerle Çevre İl Müdürlüğü başta olmak üzere gerekli kumlara başvurarak sitenin riskli ilan edilmesi ve yıkımı için yıkım süreci başlatmış oldu.

 

Site sakinleri bu gelişme üzerine idari birime itiraz ederek kararın düzeltilmesini talep etti. İtiraz sonrası harekete geçen yapı şirketi Denizli il Çevre Müdürlüğü’nden bilirkişi Billurkent sitesinin riskli alana olduğu raporu aldırttı. Bir sayfalık olan raporun gerekçesi ise açıklanmadı.

 

Bu süreç devam ederken site sakilerinin idari itirazları ret edildi. İtirazları ret edilen site mağdurları yargı yoluna giderek yasanın amacı dışında hem yıkım kararının durdurulmasını hem de  riskli alan kararını iptal edilmesi için Muğla 1. Ve 2. İdare mahkemesine baş vurdular. Sike sakinlerinin mağduriyetini inceleyen mahkeme sitenin yıkımına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdi. Aynı zamdan riski alan kararını da iptal etti.

 

 

 

Sahte riskli alan raporuna mahkeme 'dur' dedi

 

Yapı firmasının Yeni Prizma şirketi aracılığıyla aldığı ve Denizli  İl Müdürlüğüden bilir kişi heyetinin verdiği riskli alan raporu sahte çıktı. Rapora ilk itiraz Dokuz Eylül Üniveristesi  bilir kişi heyetinden geldi. Bilirkişi heyeti yaptığı incelemede site içinde alınan zemin etütlünde farklılık tespit etti. Oysa Yeni Prizma şirketinin yaptığı zemin etüdüne göre devre mülklerin olduğu alanda emniyet kat sayısını 0,1 iken yapı müteahhitte ait bağımsız bölümlerde aynı site içerisinde olmasına rağmen yapılan emin etüdü dayanıklılık oranı ise,  9 olarak çıktı.  Bunun dışında kot farkını bahane eden yeni prizma şirketi yapılan 4 katlı olduğun da iddia etmişti. Bu iddiaları inceleyen Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyeti daha önce alınan raporların sahte bulduğunu açıkladı. Aynı alan içinde zemin emniyet kat sayısının aynı olmasına vurgu yapan heyet kot farkının da kat sayılmayacağını belirti. Heyet kat olması için yüksekliğine en az 2,80 cm olması gerektiğine vurgu yaparak daha önce alınan riskli alan raporunun gerçeğe aykırı olduğuna hüküm etti.”

 

 

 

Alın size İŞİNİN BAŞINDA olan bir yapı denetim firması… Ayrıca bu firma Bodrum Belediyesi’nden iyi işler ve büyükçe büyük şantiyeler de almakta.

 

Acaba başta bu firma olmak üzere Bodrum’daki yapı denetim firmalarının denetimleri yapılıyor mu?

 

Savcılık ve müfettişlerce  soruşturulan aynı zamanda mühürlenen projelerde bu yapı denetim firmaların sorumlulukları var mı?

 

 

Bu ve benzeri sorularının yanıtını bekliyor kamuoyu. Aksi takdirde yaşanacak olan felaketlerde herkes sorumludur.

 

 

Bodrumda kaçak alanları, kanunsuz yapı kayıt belgeleri, yapı denetimlerin hukuksuz uygulamaları derhal araştırılmalı ve  yaşam alanlarında bulunan kaçak yapılar mahalle mahalle tespit edilmeli ve yıkılmalıdır.

 

Aksi halde hepimiz İŞİN ALTINDA kalacağız….