ÇEVRE -YAŞAM Haber Girişi : 30 Ağustos 2021 10:00

Ağaoğlu’nun, kasaba projesine büyük tepki

Muğla’nın Milas ilçesinde Tuzla Sulak Alanı’nı kenarına iş adamı Ali Ağaoğlu'nun yapmayı planladığı 30 bin kişilik kent projesine Milas ve Bodrumlu çevreciler sert tepki gösterdi.

Haber Merkezi -  Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Boğaziçi Köyü sınırları içerisinde yaklaşık 10 bin flamingo ile 170’e yakın kuş ve balık türünün yaşama alanı olan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Doğal Park ilan edilen Tuzla Sulak Alanı kıyısındaki 9.7 milyon metrekarelik alana ünlü iş adamı Ali Ağaoğlu ve ortakları tarafından yapılması planlanan yaklaşık 30 bin nüfuslu tatil kenti projesine Milas ve Bodrumlu çevreciler sert tepki gösterdi.

radisson ilanı

 

Söz konusu alanın betona çevirecek projenin ÇED raporunun olumlu sonuçlandığını belirten MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) Milas Sözcüsü Neşe Tuncer ÇED Raporuna dikakt çekti. Tuncer,  "2 Haziran 2021 Tarihinde askıya çıkan, Muğla ili Dörttepe Köyü Mevkii 'nde Akdeniz İnşaat Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından planlanan Turizm Kenti Projesi Nihai ÇED Raporu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu kararı, Net Holding'in 25 Ağustos'ta yaptığı KAP bilgilendirmesiyle tekrar gündeme geldi. Proje geçmişi en az 15 yıl. Ağaoğlu yaklaşık 10 bin dönüm araziyi Net Holding'ten hasılat paylaşımı esaslı satın alarak bir "turizm kenti" inşa etme sürecine başladı. ÇED olumlu kararının açıklamasıyla birlikte, TMMOB ve Muğla Cevre ve Ekoloji Politikaları (MUÇEP) Derneği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine Muğla İdare Mahkemesi'nde kararın iptali talebiyle dava açtı. İptal davasına konu ÇED raporu dikkat çekici pek çok hata ve yanlış bilgi içermektedir” diye konuştu.

 

 

"PLANLANAN TURİZM KENTİNİN BİLGİLERİ VE İMAR PLANLARI GÜNCEL DEĞİLDİR"

 

İmar planların güncel olmadığına dikakt çeken Tuncer "ÇED olumlu kararına konu olan arazi Milas Tuzla sulak alanı (Hassas Bölge), Havza ve Tampon Bölgesi üzerinde yer aldığını ve bu nedenle plan, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ve Türkiye'nin taraf olduğu, Ramsar, Bern gibi uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini belirterek, “Planlanan Turizm Kenti Projesi Nihai ÇED Raporu'na dayanak olarak sunulan belge ve imar planları güncel değildir. Projenin bütçesi bile 2013 yılı dolar kuru ile hesaplanmıştır. Bu bölge 2012'den beri Turizm merkezi statüsü taşımamaktadır. Oysa Milas Tuzla bölgesi sulak alanı turizm bölgesi gibi ifade edilerek bir kent planlaması yapılmış, bölgenin yasal statüsü görmezden gelinerek yatırım teşviklerinden yararlanmak için haksız kazanç elde etmenin zemini hazırlanmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

 CUMHURBAŞKANLIĞI TARAFINDAN KESİN KORUNACAK ALAN İLAN EDİLDİ

 

Bölgenin kesin korunacak alan ilan edildiğien dikakt çeken Tuncer,  "26 Haziran 2021 Tarih 31523 sayılı 4167 Karar sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Muğla İli Milas İlçesi Tuzla Doğal Sit Alanı ve Çevresi yeniden değerlendirilmek sureti ile Kesin korunacak Hassa Alan olarak değiştirilmiştir. 29 Haziran 2019 tarihinde kesinleşen imar planının da yeni belirlenen Kesin Korunacak Hassa Alan sınırlarına göre revize edilmesi gerekmektedir. Milas Tuzla Sulak alanı flora ve faunasi çok zengin, bir o kadar da kırılgan. Bu zengin ekosistemin korunması gerekirken, bir talan projesine dekor olarak düşünülmesi vicdanımızı yaralıyor. Bu proje başladığı andan itibaren hem doğal su kanallarını tıkamak ve hem de ilaçlama yapılmak sureti ile Milas Tuzla Sulak alanını hızla yok edecektir. Sulak alanların kasten veya dolaylı olarak kurumasına sebep olmak kanunen yasaktır ve suçtur. Eski hale getirilmesi zorunluluğu vardır. Fakat böylesi bir projenin yapılmasından sonra Tuzla Sulak Alanının eski hale getirilmesi mümkün olmayacaktır. Önümüzdeki günlerde proje, dava ve Tuzla hakkında kapsamlı bir basın toplantısı yaparak çok daha detaylı bilgi vereceğiz” diye konuştu. 

 

 

"MİNARE ÇALINMIŞ, KILIFTA HAZIRLANMIŞ AMA…"

 

Bodrum Yurttaş İnsiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan ise yaptığı açıklamada “Son olarak doyumsuzluğun ve talanda sınır tanımazlığın göz diktiği bölge Mandalya Körfezi. Milas-Bodrum arasında kalan bölgenin toplamı 9 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde. Bodrum için adeta imar planı değil, idam fermanı özelliği taşıyan proje hayata geçerse burasının 4 milyon 454 bin 395 metrekaresi yapılaşacak. Projenin iki ortağından birisi Ali Ağaoğlu, diğeri ise Besim Tibuk. Besim Tibuk bölgede özerk inşaat cumhuriyeti girişimini 1990’da başlatıp, arazi topluyor. Ancak karşısına hukuk, yasalar ve yönetmelikler çıkıyor. Doğal olarak bunları aşmak ancak merkezi iktidarın imtiyazı ile mümkündü. Bu çaresizlik anında aranan kan AKP’nin inşaat prensi Ali Ağaoğlu’nda bulundu” dedi.

 

 

Karahan, sözlerini şöyle tamamladı; “Ankara’daki yanlış hesabın, Bodrum’dan geri döneceğini belirtmek isteriz. Minareyi Ankara’da çalmışlar. Kılıfı da orada hazırlamışlar. Bu sadece Bodrumlular için, bir sorun değildir. Tüm ülkenin, ülkesine düşkünlerin sorunudur. Bizler paranın saltanatının projelerini sellerden, depremlerden, yangınlardan, felaketlerden iyi tanırız. Bu açıkçası bizler açısından bir varlık-yokluk sorunudur. Kuşları, sansarları, tepeli pelikanları, ağaçları, flamingoları, arkeolojik sit alanlarını, yer altı su kaynaklarını yani hayatın kendisini bu vicdansızlığa teslim etmeceğiz. Tibuk-Ağaoğlu’na şunu iletiyoruz: ‘Niyetinizi biliyoruz. İzin vermiyoruz’ diyoruz. Dost, düşman da bilsin ki hukuki platformlardan, siyasal kanallara değin her zeminde bu yıkım projesiyle mücadele edeceğiz. Kazanan insan, doğa, sulak alanlar, ormanlar, kuşlar olacaktır” i