TANRININ VİRÜSLE İMTİHANI…

Corona virüs insanlığın yaşamında bir süre daha korku ve ölüm rengini koruyacağa benzer. Çok irdelenecek yüzü olmasına karşın, en çok dinsel ritüellerin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Dinler içerik olarak; dürüstlüğü, hakaniyeti, iyi olmayı, hijyeni öğütler. Ama gerçek yaşamda ki; yansısı öyle midir? İlahiyatçı İhsan Eliaçık bu anlamda en önemli destekçim olsa gerek. Gerçekten ilgiyle ve dikkatle izlenmesi gereken bir düşün insanıdır kendileri. Soldan bakış aslında İslam’da atasözü haline dahi gelmiştir. “İmam şeyyaparsa, cemaat şapar.”, “İmamın dediğini yapacaksın, gittiği yoldan gitmeyeceksin” gibi söylemler ortalama gündelik dilin kullanımında. Burada sorun din adına yol göstericilere dair olsa gerek. Yoksa hiçbir din; “Hırsızlık yap, hak-hukuk ye, bilim dışında dur, havaalanında ateş düşürücü iç, virüslü olduğun belli olmasın” demez.


Hacdan gelenler virüslü geldiler. Yurtlarda karantinaya alındılar. Bu kamuoyundan niye saklandı? Niye şeffaf davranılmadı? Hacıların dönüş yolları, virüsün haritası oldu adeta. Baktığımızda aslında ortada adaletsizlik dışında bir vicdansızlık var. Kendisinin kısa bir dönem izole olmasını, karantinada kalmasını tercih etmeyerek; bu seçimini başkalarına canları ile ödetmek hangi kitapta yazar? Varsa öyle bir kitap yansın. Varsa öyle bir tanrı vicdanı kurusun, gün yüzü görmesin. Ama ne bunu yazan bir kitap ne de bunu emreden bir tanrı var. Sonradan bir virüs bulaştı bu inanışa. Muhtemelen egemenlik, rant ve iktidar savaşlarında virüs bulaştı. Akıl, bilim katında kabul görmeyen tutumun, hangi tanrı katında kabulü olabilir ki?


Her dinsel inanışın çıkış gerekçesi insanlığı kötülükten kurtarmakla, iyi yola sevk etmekle izahlandırılır. Bilinen esas dinler; İslam, Hıristiyanlık, Yahudilik olsa gerek. Kutsadıkları merkezleri Vatikan, Kudüs, Mekke’dir. Ancak corona virüs önce bu merkezleri vurdu. Buraları karantina altına alındılar. İbadetler durduruldu bu merkezlerde. Bu dinsel merkezler inananlarını daha bir konsantre edebilirlerdi virüse karşı. Ama bunu yapmadılar. Tozu halının altına süpürdüler. Yok sayıp, pozitif etkide bulunacakları bir zamanda aksi rol oynadılar. Bu nedenle Vatikan da, Mekke de, Kudüs de hep virüslüdür. Bu virüsten kurtulmanın elbette bir yolu var. Önce şeffaflık, sonra bilim. Bunu yapan dinin kul katında da, tanrı katında da mutlaka önemli yeri vardır. Eğer bir dinsel inancın tek kul kurtuluşuna etkisi varsa kesinlikle mübarektir. Eyvallah der ona, yürek.
Tanrı bu gelişmeleri görüyorsa; asla onaylamaz indirdiği kitabın böylesi bir vicdansızlığa yol olmasını. Sonuçta tüm bu ibadet başkentleri bir bir ibadete kapatıldı. Bir anlamda kendilerini inkar ettiler. Bir virüs yetti yani oralara. Oysa başka bir rol oynayabilirdi buraları. İnsanlığın koşulsuz inanç merkezi olan buralar vicdanını insanlığa açıp, virüse kapatabilirdi. Ama bunu yapmamak baştan virüslü olmayı kabul ya da virüse davetiye çıkarmayı emir telakki etmektir. Ölümü kader olarak kabul eden bir inanış esasen kendi mezar kazıcısıdır. Aslolan hayattır. Öylesi bir inanışın günah odalarında kendisini temize çıkarma olasılığı oldukça düşüktür. Hiçbir manastır da bu günahı affetmez. Kabe temelinde de bunun izahı olmasa gerek. Kudüs böylesi bir şerrin ortağı olmayı ret eder sanırım. Aslında pragmatist olarak dahi hareket etseydiler bu merkezlerin insanlığa ciddi katkısı olabilirdi. Halen tren kaçmış değil. Kendisine inananları virüse karşı daha bir dik durmaya, bilime inanmaya çağırabilirler. Bizi tanrılar korurdan ziyade tıp-bilim korura yönlendirmek çok da zor olmasa gerek. Öylesi bir tanrıya inanmak istiyorum. Virüsle imtihanından pozitif sonuçla çıkacak ve vakalarda ki; pozitifliği azaltacak bir tanrı elbette baş tacıdır. Tanrıyı corona virüs testine tutmak gibi bir saygısızlık elbette olası değil. Ama biraz vicdan, biraz akıl, biraz bilim… Bunun dışında dolaşmayı kutsal mekanlar hoş görse daha doğrusu saklasa dahi, corona virüs affetmez.  
Aslında tanrıya da bir fırsat doğmadı değil. “Bunlar benden değil” diyebilir. Sonuçları ne olur? O dinsel güç odakları tanrıdan vazgeçemezler. İtaat etmek zorundalar. Tanrı adaletten yanaysa, ölüm dışı bir kavramsa muhteşem bir fırsat yakalamış durumda. Arınacak bir kanal buldu corona virüs sayesinde. İnanıyorum ki; yaşamdan yana tercih kullanacaktır. İçimizdeki tanrıya inanalım ve güvenelim.