Kent Konseyi o ruhsatın iptaline sert tepki verdi; Bodrum bir deneme tahtası değil

Bodrum Kent Konseyi’nden Gökburun’da inşaat ruhsatın verilmesi, daha sonra verilen ruhsatın iptal edilmesi ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Kent Konseyi’nin ilçe merkezindeki binası önünde yapılan basın açıklamasına kent üyeleri ile MUÇEP üyeleri katıldı.

 

Burada konuşan Bodrum Kent Konseyi Başkanı Arif Yılmaz, Bodrum Belediyesince ruhsatın önce verilip daha sonra iptal edilmesine sert tepki gösterdi.  Yılmaz, “Bodrum bir deneme tahtası değil. Yapboz oyununa döndü her şey. Tek konu da Gökburun değil. Bizim sorgulamaya başladığımız olay, Bodrum’un bu talanına karşı çıkmada ortaklaşıyor muyuz? Yöneticilerle ortak bir tavır geliştirebiliyor muyuz? Yıllardan beri sivil toplum bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor ama ortaklaşma konusuna gelince sınıfta kalıyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

Kent Konseyi adına ise yapılan açıklamayı Bodrum Kent Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Feyha Karslı, Belediyenin elindeki bilgilere göre daha en baştan böyle bir ruhsat vermemesi gerektiği vurguladı.

 

Birden çok koruma statüsü olan bu yarımadaya verilen hasarın giderilmesi için yerel yönetim nasıl bir kararlılıkla yol alacaktır? diye soran Karslı, "Bilinmesini isteriz ki, bileşenlerimizle birlikte bu hususun da çok yakından takipçisi olacağız. İptal edilen ruhsatla rehavete kapılamayacağımızın bilincindeyiz. Öbür yandan, ruhsat verilen alan olan 306/1 ada parselde değil, 107 ada içinde şirketin izinsiz ve hukuka aykırı olarak yaptığı çalışmalar hakkında belediye ne gibi işlemler yapmıştır? Ne yazık ki, Gökburun konusunda da mevzu sadece verilen ruhsat değil, 1. Derece arkeolojik sit de dahil olmak üzere, bir şirketin yaptığı tahribata göz yumulmasıdır. Ağır ceza ve mühürleme gerekçeleri olan konularda şeffaf Belediyecilik gereği ne işlem yaptığını da kamuoyuna açıklama, bilgilendirme sorumluluğu vardır."ifadelerini kullandı.

 

Uygulanan politikalar nedeniyle Bodrum’un doğasının ve tarihinin geri dönüşsüz tahribat açtığına vurgu yapan Karslı, "Bodrum’un kaderi kitle turizmi ve uluslararası sermaye odaklı büyük zincir markalar değildir. Bu yaklaşım ‘90’lardan günümüze Bodrum’da sürdürülebilir yaşamın sonunu hazırlamaktadır.  Bu husus Bodrum’un doğasının ve tarihinin geri dönüşsüz tahribatına neden olmanın yanında, sosyoekonomik ve sosyokültürel uçurumlar yaratmakta ve bu uçurumlar her geçen gün derinleşmektedir. Bodrum’a gelmenin ve Bodrum’da yaşamanın sadece belli bir kesimin ayrıcalığı olma yolundaki bu gidişattan bir hayli endişe duyuyoruz." Diye konuştu.

 


09.01.2023 19:48:11